ne yapacağımı bilmiyorum yine, her zamanki gibi. her zaman da böyle olacak. yani aslında fark ettim ki, bu sıradan bir döngü. büyümek dedikleri sanırım. ne yapacağını bildiğin bir gün asla gelmeyecek. hiçbir zaman, geleceği bilemeyeceksin ve yaptığın/yapmadığın şey seni tam olarak tatmin etmeyecek. atanmanın (ya da atanamamanın?) eşiğindeyim. 4 yıllık ağır bir eğtimin ardından kpss derdi de nihayet son buldu, korona morona derken kurbanlık koyun gibi bekliyorum topun ağzında. evet zorlanıyorum zihinsel olarak, fiziksel kısmını da göreceğiz artık... umut etmeye, hayal kurmaya devam ediyorum hala (dersimi almadım evet), pişman değilim çünkü dört duvarı aşıp gidebilmemi sağlayan tek vasıta bu. yeni öğrendiğim (belki de görmezden geldiğim) bir şey daha var. bazı insanları çok seviyormuşum, haddinden fazla, hak ettiklerinden daha fazla. onları çıkarmaya çalışıyorum şimdi kalbimden (hayatımda yoklar, hiç olmamışlar da biraz zorla tutmuşum zaten)- özür diliyorum sessizce ve içtenlikle. h...
Kayıtlar
Eylül, 2020 tarihine ait yayınlar gösteriliyor