Kayıtlar

2017 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

önemli olan iç güzellik!

günler geçiyor,kilo almaya devam ediyorum. kafamda bir milyon yıl önce aşık olduğum -itiraf ediyorum hala aşığım evet o aşktı hoşlantı değildi- kişinin bana taktığı lakabın hıncını alırcasına yemek yiyor ve bana vurduklarının acısını çıkarırcasına kendime zarar veriyorum. ne kazanıyorum? daha fazla kilo. yine el içine karışacağım on gün sonra üç beş gün kadar ve yine başlayacaklar hanım kız biraz az yer dal gibi olur sen kalas gibi olmuşsuncular ve nefret ediyorum bir halttan anlamayan insanlardan geçmişim hakkında hiçbir şey bilmeden geleceğimi yazmaya çalışanlardan tiksiniyorum! ben aptal değilim! kendi irademle iradesizim. siz zeki değil şanslısınız. ben şanslıyım,zekiyim de. bana tepeden bakanlara yapacağımı biliyorum. çok kötü bir insan olup onların elinden tutacağım. ve alacağım canlarını gözlerinin içine bakarak. tam olarak sinirli,mutsuz ve umutsuzum ve yarın o daracık kabinlerde o kocaman kıyafetleri denemek istemiyorum. canım sıkkın,gülemiyorum kusura bakmayı...

arapsaçı.

arapsaçına d öndü bu iş. içinden çıkamıyorum. aldığım kararların arkasında duracak gücüm ve sağlığım olmadığından mutlu da olamıyorum kendime olan azıcık güvenim de günden güne bitiyor yoruldum gerçekten artık hayaller yok,gerçekler var ne olacaksa olsun bırakıyorum kendimi kendi haline

şşş! kalbim duyacak!

bu aralar ne yaptığımı hem dibine kadar biliyorum hem de saçma bir ruh halindeyim. ne istediğimi buldum nihayet! zorluğu da beni korkutmuyor açıkçası. sevmediğimi iddia ettiğim insanlar ve olaylarla dolu zihnim ve hepsini sevdiğimi bilen yüreğimle son verdiğim yoluma devam ediyorum aslında. yüzünü görmesem,sesini duymasam da hala rüyama giren birisi varsa,dalga bile geçse;işaret parmağında yüzüğü olan adam beni hep o hengamelerden kurtaracak. teşekkürler Allah'ım.beni benden ve saçma aşklarımdan kurtaracak birini gönderdiğin için. dualarımın kabul oluşunu şükürlerle kutluyorum! şimdi tek bir adım kaldı atılacak,bacaklarım acıyor ve o adım çok büyük ama,korkmuyorum. kalbim biliyor çünkü sevdiğini,istediğini. 3 yaşımda okuduğum ikinci kelimem; istiyorum seni! ne olursa olsun sen bırakma beni ki dualarım olsun kalbimi bana bağışlayacak ve sevsin beni sevdiklerim aklım duymasın bu dileğimi de gurursuz demesin bana kalbim bilmesin beni sevmediğini de kırılır sonra mutlu o...

yolun sonu.

fıtrat olarak bağlanırız hep bir şeylere. kendimizi güvende hissetmek isteriz. nefes almak için sebebimiz olsun,sabahları kalkıp gidecek bir yerimiz,dönmek istediğimiz bir ev,o evde bize kapıyı açan birisi olsun isteriz.haklıyızdır da. sevdiğimiz her ne olursa olsun,ona ulaşmak,onunla olmak isteriz. ancak bu her zaman mümkün olmaz. tıpkı benim sevdiğim şey gibi.ulaşmak istediğim şey gibi. o bir insan. çok,çok uzaklarda...ama nefesini hissedebildiğim birisi. ellerini tutabildiğim,yanaklarını okşayabildiğim,gözyaşlarını silebildiğim birisi. beni her şeyimle kabullenen,her şeyiyle sarıp sarmalayan birisi. gülümsemesiyle günümü aydınlatan,kalbimi tüm tükenmişliğine rağmen son hızda attıran,içimi umutla,gözlerimi yaşlarla dolduran;canımdan çok sevdiğim,uğruna her gün yüzlerce savaş verip gece gündüz dua ettiğim birisi. asla ulaşamayacağımı bildiğim,yine de tüm yüreğimle ona ait olduğumu düşündüğüm birisi. sesiyle hayata bağlayan,o güzel kahverengi gözlerinde hayatın tüm renklerini ...

hodri meydan!

odaklanamıyorum. insanların bu kadar uzak olmak istemesini anlayamıyorum çünkü. insan kendine ve çevresine neden mesafeli olmak ister? ben söyleyeyim hemen. sıkılmıştır. kendinden bazen,ama en çok da benim gibilerden. onu düşünürken,hayatı bir kişi gibi değil iki kişi gibi yaşarken ben,onun depresyonunda bile yokum. canı sıkkın,hissediyorum,biliyorum. aynı şeyleri ben de yaşadım,aynı yollardan ben de geçtim çünkü. ulaşmaya çalışıyorum,arıyorum,mesaj atıyorum. iyi olması için kilometreler uzakta,yine eskisi gibi olalım istiyorum. gülelim,eğlenelim. ama yok olmaz! büyüdük ya... ciddi olmalıyız artık,çok ciddi. tüm dünyanın gam yükü üstümüzdeki,taşımak kolay mı? herkesin ördüğü duvarlara çarpmaktan yoruldum artık. ya da tam kaçmak isterken önüme çıkan,nefessiz bırakan duvarlardan yoruldum! kimsenin kalbini göremiyorum buradan. hiçbir zaman kimsenin yaşadığı hayatı küçümsemedim. herkesin derdi kendine okyanustur çünkü bilirim. ben de insanım. ama kimseyi uzak tutmadım,...

pamuk ipliği kar tanelerinden mi yapılır? ❅

"milyonlarca kar tanesinin çığ olup hayata son verebilmesi gibi geçen saniyeleri hiçe sayarak,kendi hayatımı bitiriyorum farkına varmayarak." saniyelerin önemli olduğunu daha önce hiç düşünmemiştim. o küçük "tik tak"ların hayatımı oluşturduğu aklımın ucundan geçmemişti. elimde tek bir hayat olduğunu bugün fark ettim. ben kimsenin hayatını yaşayamadığım gibi bir başkası da gelip her şeyi düzeltmeyecek,yoluna koymayacaktı. sihirli değneği yoktu çünkü insanların. ama düşünebiliyordu,sevebiliyordu,emek verip güzel şeyler yapabiliyordu,yaşayıp gidiyordu işte. düştüğünde ayağa kalkabiliyordu bir şekilde. bana sorarsanız hayal ve hayat arasındaki tek fark olan o çizgiydi işte beni hayatta tutan "pamuk ipliği". nefes almayı istememin,içten gülümsemelerimin ve emek verebilmemin yegane sebebi. güçsüz gibi görünse de -insanlar gibi- bir sürü hayal kırıklığına rağmen kesilmiyor,hayatta tutuyordu. kopmuyor,daha da güçleniyordu günden güne... bağlandığım hay...

şeytansavar 3 cümle!

"neydi şimdi bu yaptığım? yenilmek mi,yenilmediğime inandırmak mı kendimi?" cinsiyetiniz,yaşınız,mevkiniz ne olursa olsun,eğer aşırı özgüven sahibi değilseniz birilerinin yerinde olmayı mutlaka istersiniz;en azından bir kez hayal etmişsinizdir. belki de ona ulaşmayı. ve bu (yerinde olmak istemek veya ulaşmak olayı) gerçekleşmediğinde kendinizi bir anda onu karalamaya çalışırken bulursunuz. yerinde olmak isteyenlerdenseniz,karalarsınız;ulaşmak isteyenlerdenseniz,silmeye çalışırsınız. "hayır zaten onca zaman çalıştı da n'aptı,neyi becerebildi Allah aşkına?","bitti zaten şu yaştan sonra zaten kimse yüzüne bakmaz","üç beş on yıl sonra göreceğim onu ben"... uzar gider bu liste. ama değişmeyen bir şey var:içimizdeki şeytan. bizimle büyüyor,büyüdükçe ağına düşmek de kolaylaşıyor. onu besleyen şeyler artıyor çünkü:hırs,intikam belki,tutku,istemek neyi istediğini bile bilmeden... canımızı yakıyor bunlar,sonrası bu feryatlar işte. karşımızda...

en büyük ihtiyaç...

"yeteneklerim kayboluyormuş gibi hissettiğim günler uzak değil ancak şimdi,daha fazlasını kazanıyormuşum gibi hissetmeye başladım..." eskiden kendimi daha iyi ifade edebildiğimi düşünürdüm,daha güzel konuştuğumu,daha doğru kelimeler kullandığımı yazarken. insanların canını kelimelerimle yakardım çoğu zaman,belki hala biraz. isteyerek,ama istemeyerek daha çok. daha başarılıydım 5 yıl önce,sezen aksu'nun şarkısında olduğu gibi "elimde yalandan kocaman rengarenk geçici oyuncak zaferler" vardı,şimdi hala öyle. yıllar geçtikçe,insanlar değiştikçe,işler üzerime bindikçe daha da küçüldüm,yoktum,daha da bittim... öyle zannetmişim. hayır hayır,inandırmışım kendimi;korkmuşum. yeteneklerimi bir çuvala,kendimi bir kafese koymuşum. finallere çalışırken fark ettim bunu,yaklaşık bir hafta önce. kaybettiğimi düşündüğüm yetenekleri fazlasıyla geri kazandığımı fark etmiş oldum böylece. özünde varsa değişmiyorsun zaten. bunu da bugün bir süs köpeği sokak köpeğine dala...

halbuki hiçbir günden farklı değildi...

"şükretmek için milyonlarca sebep var." bugün lapa lapa kar yağdığı için şükrettim,ıslanmamak için kaçan insanların arasında,kulağımda en sevdiğim şarkıyla...öylece bekledim. sevebildiğim için şükrettim. görebildiğim için,duyabildiğim için en sevdiklerimi. dokunabildiklerime sarılabildiğim;dokunamadıklarımı hissedebildiğim için. nefes aldığım için şükrettim. sağlıklı olduğum için. kalbim hala umutla attığı,gözlerimdeki ışık hiç sönmediği için şükrettim. çok zor zamanları atlatabildiğim için şükrettim. olgunlaşabildiğim için. uzaklarda,çok uzaklarda da olsa sevebildiğim insanlar olduğu için şükrettim. yaşadıklarını,mutlu olduklarını bilebildiğim için... bugün şükretmeyi öğrendim. hanamirae. bu da asırlardır aradığım isim,sanırım istediğimi buldum. bir nebze sabretmeyi de öğrenmiş oldum. birçok şekilde beni anlatan bir kelime. ancak alan adı mı yapsam,başlık olarak mı kullansam,yoksa sadece buradaki ismim olarak mı kalsa;onu bilemiyorum işte. günler geçtikçe,...