şeytansavar 3 cümle!
"neydi şimdi bu yaptığım? yenilmek mi,yenilmediğime inandırmak mı kendimi?"
cinsiyetiniz,yaşınız,mevkiniz ne olursa olsun,eğer aşırı özgüven sahibi değilseniz birilerinin yerinde olmayı mutlaka istersiniz;en azından bir kez hayal etmişsinizdir.
belki de ona ulaşmayı.
ve bu (yerinde olmak istemek veya ulaşmak olayı) gerçekleşmediğinde kendinizi bir anda onu karalamaya çalışırken bulursunuz.
yerinde olmak isteyenlerdenseniz,karalarsınız;ulaşmak isteyenlerdenseniz,silmeye çalışırsınız.
"hayır zaten onca zaman çalıştı da n'aptı,neyi becerebildi Allah aşkına?","bitti zaten şu yaştan sonra zaten kimse yüzüne bakmaz","üç beş on yıl sonra göreceğim onu ben"... uzar gider bu liste.
ama değişmeyen bir şey var:içimizdeki şeytan.
bizimle büyüyor,büyüdükçe ağına düşmek de kolaylaşıyor.
onu besleyen şeyler artıyor çünkü:hırs,intikam belki,tutku,istemek neyi istediğini bile bilmeden...
canımızı yakıyor bunlar,sonrası bu feryatlar işte.
karşımızdakine saldırıyoruz,savunmamızsa çoktan hazır:nefs-i müdafaa!
evet,hepimiz pekala farklıyız ama o şeytan var ya,hepimizde var işte. illa bir dine mensup olmaya ya da bir yaratıcının varlığına inanmaya gerek yok bence.
insanın emdiği çiğ sütte var bu asırlardır.
onu durdurmak elimizde. ama durduramadığını söyleyen insanlar da var değil mi? onlara da inanırım.
bazı insanların doğuştan kötü olduğuna inandığımdan sanırım.
öyle bir durumda olduğumu düşünmesem de bazen ben de kontrol edemiyorum.
dün akşam arkadaşımla konuşurken o cümleleri söyleyen ben değildim sanki.
o cümleleri art arda sıralarken benim yaşımda evini,ailesini bırakışını,sabahlara kadar uyumayışını,stresini saklayışını,yaşıtları yemek yemeye doyamazken bir deri bir kemik kalışını,"sapığın teki kesin!" derken sevgilisi olmamasına üzülüşünü,içinde bulunduğu durumun gitgide çıkmaz bir hal alışını ve çırpınışını izlediğim günleri ne çabuk unuttum.
bu cümleleri söylemeden birkaç dakika öncesini ne çabuk unuttum!
kendimin de geçtiği yolları ne çabuk unuttum...
insan unutuyor işte çabucak.
kıskanıyor fazlaca,kabullenemiyor. sayıyor ağzına geleni. tıpkı benim gibi.
ben kim miyim?
hem onun yerinde olmak isteyen,hem de ona ulaşamayan biriyim...
"özür dilerim.teşekkür ederim.seni seviyorum."
cinsiyetiniz,yaşınız,mevkiniz ne olursa olsun,eğer aşırı özgüven sahibi değilseniz birilerinin yerinde olmayı mutlaka istersiniz;en azından bir kez hayal etmişsinizdir.
belki de ona ulaşmayı.
ve bu (yerinde olmak istemek veya ulaşmak olayı) gerçekleşmediğinde kendinizi bir anda onu karalamaya çalışırken bulursunuz.
yerinde olmak isteyenlerdenseniz,karalarsınız;ulaşmak isteyenlerdenseniz,silmeye çalışırsınız.
"hayır zaten onca zaman çalıştı da n'aptı,neyi becerebildi Allah aşkına?","bitti zaten şu yaştan sonra zaten kimse yüzüne bakmaz","üç beş on yıl sonra göreceğim onu ben"... uzar gider bu liste.
ama değişmeyen bir şey var:içimizdeki şeytan.
bizimle büyüyor,büyüdükçe ağına düşmek de kolaylaşıyor.
onu besleyen şeyler artıyor çünkü:hırs,intikam belki,tutku,istemek neyi istediğini bile bilmeden...
canımızı yakıyor bunlar,sonrası bu feryatlar işte.
karşımızdakine saldırıyoruz,savunmamızsa çoktan hazır:nefs-i müdafaa!
evet,hepimiz pekala farklıyız ama o şeytan var ya,hepimizde var işte. illa bir dine mensup olmaya ya da bir yaratıcının varlığına inanmaya gerek yok bence.
insanın emdiği çiğ sütte var bu asırlardır.
onu durdurmak elimizde. ama durduramadığını söyleyen insanlar da var değil mi? onlara da inanırım.
bazı insanların doğuştan kötü olduğuna inandığımdan sanırım.
öyle bir durumda olduğumu düşünmesem de bazen ben de kontrol edemiyorum.
dün akşam arkadaşımla konuşurken o cümleleri söyleyen ben değildim sanki.
o cümleleri art arda sıralarken benim yaşımda evini,ailesini bırakışını,sabahlara kadar uyumayışını,stresini saklayışını,yaşıtları yemek yemeye doyamazken bir deri bir kemik kalışını,"sapığın teki kesin!" derken sevgilisi olmamasına üzülüşünü,içinde bulunduğu durumun gitgide çıkmaz bir hal alışını ve çırpınışını izlediğim günleri ne çabuk unuttum.
bu cümleleri söylemeden birkaç dakika öncesini ne çabuk unuttum!
kendimin de geçtiği yolları ne çabuk unuttum...
insan unutuyor işte çabucak.
kıskanıyor fazlaca,kabullenemiyor. sayıyor ağzına geleni. tıpkı benim gibi.
ben kim miyim?
hem onun yerinde olmak isteyen,hem de ona ulaşamayan biriyim...
"özür dilerim.teşekkür ederim.seni seviyorum."
Yorumlar
Yorum Gönder